Yazar: Prof. Dr. Mustafa USLU & Doç. Dr. Semih ÇAYAK & Gökhan DEMİRDAĞ
Sayfa Sayısı: 114
ISBN: 978-625-5674-59-3
Ölçüler: 16 X 24

Dijital çağın eğitim alanına yansımaları yalnızca araçsal bir dönüşümün çok ötesine geçmekte; öğretmenlik mesleğinin epistemolojik temellerini, pedagojik pratiklerini ve mesleki kimlik algısını bütünüyle yeniden biçimlendirmektedir. Bu dönüşümün merkezinde ise dijital okuryazarlık kavramı yer almaktadır. Artık bir ayrıcalık ya da ek yetkinlik olarak değil, 21. yüzyılın mesleki varoluş koşulu olarak tanımlanması gereken dijital okuryazarlık; öğretmenlerin hem sınıf içi hem de çevrim içi öğrenme ortamlarını kurgulamasını, yönetmesini ve dönüştürmesini doğrudan belirleyen temel bir etken hâline gelmiştir.

Dijital yetkinliği ileri düzeyde gelişmiş bir öğretmen; teknolojiyi edilgen bir aktarım aracına indirgemeksizin, onu öğrencilerin eleştirel düşünme kapasitelerini besleyen, yaratıcı üretim süreçlerine zemin hazırlayan ve özerk öğrenme deneyimlerini güçlendiren bir pedagojik katalizöre dönüştürebilmektedir. Söz konusu yetkinliğin, öğretmenin mesleki öz-yeterlik inancıyla ne denli derin ve çok boyutlu bir etkileşim içinde olduğu sorusu ise hem kuramsal hem de uygulamalı düzlemlerde yanıt bekleyen bir araştırma alanı olarak güncelliğini ve önemini korumaktadır.

Bu ilişkiyi anlamlandırmak; yalnızca akademik bir merak nesnesine karşılık vermekle sınırlı kalmamakta, aynı zamanda öğretmen yetiştirme programlarının müfredatının yeniden tasarlanmasına, hizmet içi eğitim süreçlerinin kanıta dayalı biçimde planlanmasına ve öğretmenlik mesleğinin sürdürülebilir biçimde profesyonelleşmesine doğrudan hizmet etmektedir. Dijital okuryazarlık ile mesleki öz-yeterlik arasındaki ilişki dinamiğinin derinlemesine kavranması; eğitim politikacılarına, program geliştirmecilere ve saha uygulayıcılarına somut ve işlevsel bir yol haritası sunmaktadır.

Bu temel gereksinim ve sorunsaldan hareketle şekillenen çalışma; öğretmenlerin dijital okuryazarlık düzeyleri ile mesleki öz-yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi hem güçlü bir kuramsal çerçeveye hem de sistematik ampirik verilere yaslanarak irdelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma; yalnızca mevcut durumu betimlemekle yetinmeyip, elde edilen bulguları eğitim pratiğine dönüştürmeye olanak tanıyan yorumlar ve öneriler üretmeyi de önüne hedef olarak koymaktadır.

Bu eserin; araştırmacılara kuramsal bir referans çerçevesi sunması, eğitim uygulayıcılarına ise sahada karşılık bulan pratik bir rehber işlevi görmesi en içten dileğimizdir. Alanın gelişimine mütevazı bir katkı olarak sunulan bu çalışmanın, öğretmen niteliğine ilişkin akademik tartışmayı derinleştireceği ve genişleteceği umudunu taşımaktayız.

Bu Kategorideki Diğer Kitaplar